16 Eylül 2017 Cumartesi

5 Tam Gün Newyork Gezisi

8-14 Eylül 2017 arasında 10-13 yaşlarındaki çocuklarım ile Newyork' da idik. 

Amerika denince Newyork' un farklı bir yeri var. Amerikan' nın diğer bölgelerine pek benzemiyor. Birçok ülkeden gelen göçmenleri, Gökdelenleri ve keşmekeşi ile daha karmaşık daha farklı.

3. gün markette Türkçe konuşmamızı fark eden ve 15 yıldır NY' da yaşayan/çalışan bir Türk' ün "Burada gezilecek ne var ki?" diye sorması aslında yazının kalanını özetliyor.  Evet NY' de aslında bir şey yok ancak sanki bir şey varmış gibi oraya giden milyonlarca turist' e sizde kapılıp gidiyorsunuz hepsi o kadar. 

Her zaman ki gibi  gerekli/gereksiz detaylar ile süslü bir Newyork gezisi için sizi aşağıdaki satırların arasına alalım. 

Daha ucuza getirmek için biletall dan aylar önce aldığımız biletlerimiz ile yola çıktık. Daha ilk dakikadan Kayseri' den rötarlı kalkan uçağımızın azizliği ile son dakikada Amerika uçağına yetiştik. Sonuç olarak'da Amerika' ya indiğimizde ilk golü yedik ve valizler uçaktan çıkmadı. 

İngilizcesi ortanın altında, yanında iki çocuk olan bir de valizi kaybolan biri NY' da ne yapsın ki?

Ama zaten bunun için yola çıkmıştım diye düşündüm. İngilizce' yi ilerletmek için bunu yaşamak gerekli. Çocuklara böyle bir durumda ne yapacaklarını göstermek gerekli, diyerek kendimi hemen teselli ediverdim. 

Bagaj alım yerinin kenarında dolaşan bir görevliye  durumu kısaca ifade edince bizi, çıkış kapısının hemen sağında ki THY kayıp bürosuna yönlendirdi. Orada bir kayıp formu doldurduk. Görevli formu bilgisayara işledi sonra bize içinde iç çamaşırı, diş macunu vs olan küçük bir paket verip uğurladı.

Bagajsız, havalimanın da 2 saatten fazla oyalanmış ve yorgun bir halde otele doğru yola çıktık. JFK' dan kişi başı 5$ verip Air Train ile Jamaika Station' a oradan da kişi başı 2.5_$ verip otelin yanıbaşında ki Manhattan, Penn Station' a gitme planımızı bir yana koyup taksiye doğru ilerledik. Baktık ki bizim yönlendiğimiz taksici arkada durakta bekleyen durak taksisi ile söz dalaşına girmiş, Belliki müşteri kapma yarışındalar. Hemen durakta bekleyen taksiye doğru yönümüzü değiştirdik. 

45 dk. lık yolculuğun ardından Booking üzerinde 4 yıldız görünen, bana göre Türkiye' de 3 yıldızdan fazla vermeyeceğim, internette görünen fotoğrafından %50 küçük, The Wyndnam Newyorker otelimizin Empire State manzaralı 35. kattaki odamıza ulaştık. Siz siz olun eğer internet sitesinde odanın alanını yazmadılar ise o odadan uzak durun. Çünkü fotoğrafta 15 m2 lik oda 35 m2 gibi duruyor.

1. Gün
Valiz ve içine depoladığımız Yiyecekler de yanımızda olmayınca, Yemek konusunda da hassas  olduğumuzdan kahvaltı derdi ile güne başladık. Elinizde bir akıllı telefon ve içinde bilinen malum uygulamalar (Google, Çeviri, Maps, Tripadvisor vs.) olduğu sürece kim korkar yurt dışına gitmekten.

Zaten Gezdiğimiz yerlerin hemen hepsini filmlerde defalarca görmüştük.

Simit Sarayı 
Hemen 5. caddede ki Simit sarayına kısa bir yürüyüş yaptık. Simit pizza, kahvaltı tabağı, mercimek çorbası, poğaca ve çay karnımızı doyurmak için yetti de arttı bile. 

Newyork Public Library
Küçük bir yürüyüş ile az ilerideki Newyork Public Library' e girdik ve ücretsiz gezdik. Filmlere konu olmuş bu mekanı,  kütüphane harici turistik bir alan haline getiren bizim gibi turist ler doldurmuştu içeriyi. Bu sebeple gerçek araştırmacılar için bazı bölümler kilitli idi ve uzaktan bakabiliyor dunuz. 
Daha önce gittiğimiz Sturtgart kütüphanesi gibi burasıda ülkelerin gelişmişlik seviyesini göstermeleri açısından önemli. Kütüphaneler ve içlerinde ki eserler o ülkelerin gelişmişlik seviyesi ile doğru orantılı olsa gerek. 

Grand Central
Birçok tren hattının birleştiği, gökdelenlerin arasına sıkışmış nispeten tarihi (Bizim tarihi eserlerimizin yanından bile geçemeyeceği için böyle söylüyorum.) bir mekandayız. İçinde bir çok mağaza ve kapısız bir Apple Store' da var. Bir köşedeki sergi alanında ise VR gözlük ile kullanılan yerinde sayan bir bisikleti de tecrübe ettik. Cihaz size evde bisiklet kullanırken doğada geziyormuş hissi vermeye çalışıyor ancak oldukça başarısız. 

Interpid
Eski bir uçak gemisini PIER 86 İskelesine yanaştırıp müze yapmışlar. Ama gerçekten eski. üzerinde yine eski uçaklar, helikopterler, Enterprise uzay mekiği,  basit bir drone sergisi bile var. Para verip Amerikan eskilerini geziyorsunuz. Ama saygı duymak lazım. Yıllar yıllar önce bunları yapmasalar idi, şimdiki daha gelişmiş konumlarına ulaşamazlardı. Aynı durum artık eskimiş içinde fareler dolaşan Metro hatları, 1930 lu yıllarda ilkleri yapılan Gökdelenleri vs. vs. içinde geçerli. 

NY Metrosu
Fare deyince hemen korkmayın, ilaçlamışlar. Yinede bazen trende yada istasyonlarda sizin yürüdüğünüz yerde değil, sadece rayların arasında görüyorsunuz. Youtube üzerinde nasıl alınacağına dair onlarca videosu bulunan NY metro biletini almak bir ATM den para çekmek kadar kolay. NY metrosu da bahsedildiği kadar karışık değil. Basitçe Manhattan' ı bir dikdörtgen olarak düşünün. Zaten tüm Manhattan birbirini dik kesen ve sıra ile dikeyde ve yatayda numaralandırılmış bulvar (Avenue) ve caddelerden oluşuyor. Arada Broadway gibi bir kaç çapraz giden bulvar da var. Üst taraf UpTown, alt taraf Down Town, Sol taraf West Sağ taraf East hepsi bu. Maps üzerinden gideceğiniz yere karar verince kalkış tren istasyonuna girin, Kağıt biletinizi turnikeden okutun, Uptown yada downtown gibi gideceğiniz yönün levhasını takip edip trene bineceğiniz yere ulaşın. 

Top of the Rock

Empire states, Rockefeller Center, Crysler building vs. gibi canınız hangi binaya para verip çıkmak istiyor ise birini seçin. Biz bunu seçtik. Gece idi. Gündüzü tavsiye ederiz. Hatta mümkün ise Akşam saatlerine denk getirip ikisini bir arada yapın derim. Amerikan pazarlama sanatının harika örneklerinden biri olarak bir binayı parlatıp üstünden manzara seyretmeyi muhteşem bir etkinlik haline getirmişler. Çıkıp manzaraya bakıyorsunuz hepsi bu. O kadar çok ziyaretçi var ki, 3-4 yerde kuyruğu organize etmek için insanları bölüyorlar. İstanbul Safir' e de çıkmıştım. Burası beni daha fazla etkilemedi. 

Lego Store 1
Hemen yanıbaşında ki Lego Store' ye uğradık ama 8 de kapanıyormuş kaçırdık. 

2. Gün
Bugün pazar. Amerika' daki bir arkadaşımızı ziyaret edip, onun vesilesi ile Amerika' nın diğer -belkide asıl- yüzünü çocuklara göstermek istiyorum. Geniş yollar, bir kaç katlı evler, Alışveriş yapmak için alınan uzun mesafeler,yıllardır orada olup işi gücü yerinde olduğu halde dönmek isteyenler vs. vs. 

Bu sefer Penn Station içinden, NY local metrosuna bağlı olmayan yani Metro kart ile binemeyeceğiniz LIRR (Long Island Rail Road) şirketinin trenlerine bineceğiz. 
Eğer hafta sonu gidiyorsanız yoğun olmayan dönem olduğu için off peak biletlerini tercih edip daha ucuza biletinizi almalısınız. 

LIRR, Kiosk cihazından biletini alıp tren hattına yönelip trenimize bindik. Hat tamirde olunca yolun yarısını tren yarısını ise otobüs ile götürdüler ve bizi Ronkonkoma istasyonunda indirdiler. Oradan bizi arkadaşımız alıp, Önce bir Türk market/restoranına götürdü. İçeride bir çok Türk ürünü var idi. Buralarda özellikle Türk markalarını getiren şirketler varmış. Ardından Arkadaşımız yaptığı evlerden birkaçını bize gezdirdi. Tipik amerikan mimarisi evler kullanışlı ama pahalı. Zaten alıcılar da ancak mortage ile ev alabiliyorlar. Bizde çok tartışılan AVM lerin şehirdışında olmasına yönelik uygulama Amerika' da uzun yıllardır var. Büyük bir outlet center' dan alışverişimizi yapıyoruz. Sonrasında ise akşam yemeğinde muhteşem bir sunum yapan Japon restaurant' ında balık, pilavımızı yiyip tekrar otelimize dönüyoruz.

3. Gün
T.Mobile
Bir arkadaşımızın ricası ile T.Mobile ofisine girip Sim kart aldık.30-40_$ a alınan bu kart ile hem bir amerika numaranız hemde 2Gb internetiniz oluyor. Tabii farklı seçenekler de var. Bizdeki ön ödemeli kart misali. Aldığınızda bunu Aktif ettirmeniz gerekiyor siz uğraşmayın, kartı telefonunuza taktırıp onlara yaptırın bu işi. 

Central Park Zoo
İçinde Koyun, İnek gibi bizim için sıradan ama Gökdelenler ile dolu  Manhattan ahalisi için farklı yaşam türleri olarak kabul edilen hayvanların da olduğu, Kayseri' deki Harikalar parkının çok çok daha küçüğü bir alana kurulmuş bir hayvanat bahçesi işte. Farklı olarak Penguen' leri ilginç bulduğumuzu söyleyebilirim Belli saatlerde Fok ve Penguen besleme etkinliklerini izleyebiliyorsunuz. Biz  Fok a denk geldik. 

Central Park 
Gerçekten büyük bir park alanı. Detayları internet te her yerde var. Biz etrafında şöyle bir dolaşalım diye bisiklet kiraladık. Minik bir pazarlık ile 3*17_$ para verip 2 saat için bisiklet kiraladık. Parkın etrafından ve zaman zaman içinden de geçen bir yol var. Yolu üç şeride ayırmışlar, Sol şerit, koşucular Orta şerit bisiklet, sağ  şerit ise park görevlilerinin arabalarına ayrılmış. Koca şehrin içinde sanki ormanda geziyorsunuz havası oluşturmuşlar. Tamamen düz olmayan, zaman zaman inişli ve çıkışlı bir yol var. Bisiklet kiralama bahanesi ile Park' ı bile sattılar bize.

National Museum of American History
5. cadde ile Central Park' ın batı ucunun kesiştiği yerden kiraladığımız bisikleti bırakıp (Ki bu noktada meşhur bir Apple store' da var.) Bu sefer parkın içinden yürüyerek National Museum of American History' e gittik. Yine büyük bir müze alanı. Çocuklar da yorgun olunca özellikle Dinazorların olduğu katı daha detaylı gezdik. Diğer bölümler de çok  ilginç tabii.

Lego Store 2
Bu sefer açıktı. Girip bir tek bir şey aldık. Küçük bir mağaza. Manhattan' da, hele de Rockfeller Center altında kiralar pahalı olmalı.

Time Square
7. Avenue ile Broadway caddesinin kesiştiği yerdeki bol ışıklı reklam levhalı turistik bölge. Neden kalabalık olduğunu çocuklara anlatamadım. Çünkü bende bilmiyorum. Onlar ne var ki burada ışık işte deyip geçtiler. Ama biz yine de meşhur kırmızı merdivenlerde oturup, kalabalığı seyredip, 1-2 hediyelik eşya mağazasına hızlıca girip çıktık.

4. Gün

Brooklyn parkı
Bugün gökdelenleri şöyle bir uzaktan görelim istiyoruz. Bu sebeple en iyi Manhattan manzaralarından birini alabileceğimiz Brooklyn parkına gidiyoruz. Bu park' dan Manhattan, Brooklyn köprüsü ve Manhattan Köprüsünü üçü bir arada şeklinde görebiliyorsunuz.
Hemen oradan bir bilet alıp NYC Ferry ile karşıya tekrar Manhattan tarafına gidiyoruz.

Wall Street&NYSC&Öküz
Feribottan indiğimiz Wall Street iskelesinden hemen yürüyerek Wall Street caddesine gittik. Amerikan tarihi içinde önemli bir yeri olan Federal Hall merdivenlerinde oturup, New York borsasını, Wall Street caddesini ve ileride ki Sarar mağazasını gözlemledik. Ardından meşhur Charging bull heykelinde fotoğraf çektirdik. Çocuklar buna pek bir anlam veremeyince ona Öküz demeyi daha anlamlı buldular.

Battery Park&Özgürlük anıtı &Staten Island
Charging Bull' un hemen yanıbaşında ki bu park' a elimizdeki Subway Tuna  sandviç ile gidip, diğerlerinin  de yaptığı gibi parkta yemeğimizi yedik. Parkın hemen yanında ki iskelede Özgürlük heykeli turları  ve karşısında Özgürlük heykeli var. İnternette ki yorumlarda da etkilenip, oraya gidip gelmenin vakit ve nakit kaybı olacağını düşünüp, ilerideki her nedense bedava olan Staten Island Ferry' e bindik. Bu feribot Özgürlük heykelinin nispeten yakınından geçiyor. Farklı bir açıdan Manhattan manzarası ve biraz okyanus havası almak isteyen bizim gibi turistler için ideal. Gittiğiniz yerde bir numara olmadığından indiğimiz gibi tekrar dönüş feribotuna bindik toplam hepsi 50 dk sürdü. 

5. Gün

Macy's 
Otelimizden hemen yürüme mesafesinde olan 9 katlı bizim Boyner' in tarzında ama epey irisi olan mağazadayız. Asma kattaki büroya pasaportunuzu gösterip, indirip kuponları alabilirsiniz. Eğer bir Outlet' e gitmek için ayıracak 1 gününüz yok ise bunun gibi yerlere mecbursunuz diyebilirim.

Bryant Park
Daha ilk gün gezdiğimiz Newyork Public Library' nin hemen arkasında ki bu küçük ama yoğun park' da iğne atsanız yere düşmez diyebilirim. Gökdelenlerin arasına sıkışmış bu küçük alan epey aktif. Yazın çayır olan alan, kışın buz pateni pisti olarak kullanılıyor.
Minik gösteriler, Öğle yemeğini  hızlıca geçiştirmeye çalışanlar, güneşlenenler hepsi bir arada.

Whole Foods
Amazon bu markayı satın alınca Bryant Park'ın yanıbaşında ki mağazası dikkatimizi çekti. İçinde yiyecek adına bir çok şey var. ve çok kalabalık.

DJI Drones
Times Square'nin yakınında ki bu küçük mağazada profesyonel Drone' lar bulabilirsiniz. En ucuzu 500_$ idi.

Chelsea Market
Eski bir bisküvi fabrikasını orijinal ini nispeten koruyarak bir alışveriş alanına çevirmişler. Farklı bir deneyim idi. 

Modern Pinball
Meşhur Pinball  oyununu orijinal makinelerinde oynayalım dedik. Ancak umduğumuzdan daha kötü bir yer idi. 

VR World
İçinde 40' dan fazla VR oyunu deneyebileceğiniz bir yer. Peşinen söyleyeyim Tokyo' daki VR PARK' ın yanından bile geçemez. Daha başarısız. İçinde farklı VR oyunlarını 2 saat için para verip istediğiniz kadar oynayabiliyorsunuz.  


Minik notlar  : 
1. 14 yaşına kadar olan çocuklarınız için Eğer Anne-Baba' dan birinin ABD vizesi var ise sadece internet üzerinden müracaat ve form vs. gönderip çocuklara da Ebeveynlerinin  vize süresi kadar vize alabiliyorsunuz. 
2. ABD ye inmeden önce uçakta dağıtılan beyaz gümrük deklare formunu doldurun. Panik yok basit 3-5 soru işte. Formu pasaport kontrol noktasında sizden isteyecekler. Her aile için 1 adet yeterli Formun nasıl doldurulacağı THY uçağın koltuk ekranları arkasında ki bir video da var. 
3. Ulaşım :  Metro, Taxi ve tabii ki UBER. Fiyat ve olarak Taksiyi aratmıyor ve daha kolay bir çözüm olduğunu söyleyebilirim. Tabii ki Manhattan trafiğine razı iseniz. 
4. Valizlere ne mi oldu? Uçaktan gece yarısı inmiş idik. Kargo ile aynı gün saat 23:00 gibi otel e geldi. Bu arada bende bir kaç kez havalimanı nı,THY Türkiye  kayıp bürosunu, Bileti aldığım yeri vs. vs. aradım. Ancak tüm bunların ingilizce mi ilerletmek ten başka bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Zira valizleri sonra ki uçak ile gönderip, benzer durumda olan  diğer valizler ile otele göndermeleri bu kadar zaman almış olmalı. 
5. Ne yedik? Dedim ya hassas olunca işiniz zor ama açta kalmazsınız. Tamamen peynirli pizza, Subway'dan Tuna yada salata menü, Türk ve Helal restorantlar hizmetinizde. 
6. Geziden sanki memnun değilmişsiniz gibi :  Bu aslında amacınıza bağlı ben gezinin amacına ulaştığını düşünüyorum. Çocuklara İngilizce' nin ne kadar gerekli olduğunu, Dünya'nın ne kadar büyük olduğunu, İnsanların ne kadar farklı olduğunu vs. vs. sürekli anlatmak yerine bir geziye sığdırıverdim. 

Baktım olmadı gezmeye devam...