18 Şubat 2015 Çarşamba

Silikon vadisinde 5 Gün


SİLİKON VADİSİ’NDE 5 GÜN

Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce Google’ da şöyle bir arama yaptım. “Silikon vadisi” için 392 bin, “Silicon Valley” için ise 45 milyondan fazla sonuç geldi. Bunların içinde birçok Türkçe kaynak ve dokümanda var. Hakkında birçok Sinema filmleri, TV dizileri çekilen, araştırmalar yapılan ve kitaplar yazılan bir yer hakkında daha ne söylenebilir ki diye düşünmedim de değil.

Sonunda bu kısa sürede edindiğim izlenimlerimi “bize bilgi verenlerin” cümleleri ile yazmaya karar verdim. Öncelikle orada bizim için mükemmel bir program hazırlayan Umut Yıldırım’ a , Erciyes Teknopark’ da her biri birbirinden güzel işler yapmış olan yol arkadaşlarıma ve Erciyes Teknopark yönetimine bu güzel geziye verdikleri katkıdan dolayı teşekkür ederim. Aynı gezi ile ilgili kendi açılarından değerlendirmelerini paylaşan Mustafa Çakmak, Zafer Bolat ve Yaşar Çelik beyin de yazılarını okumanızı tavsiye ederim.

Silikon vadisi Amerika’ da bile başka bir örneği olmayan farklı bir ekosistem.

Burada zihin yarışı var. Bu yarışı kazanmak isteyenlerin öncelikleri ise inanması güç olsa da para değil, ben dünyayı değiştireceğim ya da farklı bir şeyler yapacağım diye yola çıkıyorlar. Silikon vadisinde insanlar fikirlerini daha hızlı geliştirmek için yarışıyorlar, çoğu aynı fikre sahip olsa bile. Aynı işi yapan başka firmalar da olabilir ancak siz yatırım alarak onlardan daha hızlı büyüye bilirsiniz.

Paranın ve Zeki insanların bir arada olduğu bir yerden bahsediyoruz.
Ayrıca başarısızlık da normal kabul ediliyor. Bir girişimci olarak fikrinizi onlarca kez yatırımcılara anlatıyorsunuz. Çoğu zamanda onlardan para değil ancak bir takım tavsiyeler alarak hem yatırımınızı hem de sunumunuzu geliştiriyorsunuz. Eğer yeteri kadar sabırlı iseniz ve projenize güveniyorsanız, bir nokta da yatırımı da kapıyorsunuz. Yani tarlanın 100 yerini 1 metre değil’ de 1 yerini 100 metre kazarsanız suyu buluyorsunuz.

Yeni bir fikri ortaya atıp bunu yatırımcıya sunarken;

“insanların görmedikleri bir şeyi isteyip istemediklerini bilemezsiniz” yada
“insanlara ne istediklerini göstermeden onlar ne isteyeceklerini bilemezler”
mantığı ile projeler sunuluyor.
İnovasyon da zordur. İnovasyon;
”İnsanların sahip olduğu ama bunu bilmediği problemleri çözmektir.”

Burada “Software eating the World” cümlesi çok kullanılıyor. Gerekçeleri ise şu : Google Express ile alışveriş ve kargo sektörünün de zarar görmesi bekleniyor. Airbnb hotel çözümü Hilton dan daha değerli (herkesin kendi evinden bir odayı kiraya vermesi) Bu şirketin 20 Milyar$ dan daha fazla değeri var. Zipcar araç kiralama sektörünü tehdit ediyor. Amazon, Wallmart’ I tehdit ediyor. Bu sebeple Wallmart Silikon vadisine bir ofis açmış ve 2000 çalışana ulaşmış bile. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün.

Silikon vadisi için şu söylenebilir;  Burası bir şeyi sıfırdan yapmaktansa eskiden yapılmış bir şeyi iyileştirmeyi iyi biliyor. Eskiden Teknoloji yapıp satıyorlardı şimdi başka sektörlerden rakipleri var.

Dünyada 4800 tane 1B$ ve üzeri geliri olan firma var bunların sadece %8 i 5 yıl içinde %5 ve üzeri büyümüş. Ve bu şirketler yenilikçiyim diyorlar. Ancak Silikon vadisinin yıldız firmalarına göre düşük büyüdükleri ortada

Silikon vadisinde hep 35 yaş altı insanlar yaşıyor.

Startup dünyanın heryerinde olabilir. Ancak eğer büyüme potansiyeli var ise bi şekilde silikon vadisine gelecektir. Şeklinde bir tezleri var.  Para burada ve burası her yeri yiyecek  diyorlar. 

MOTİVASYON
Motivasyon konusuna burada çok önem veriliyor. Burada sürekli motivasyon ile ilgili bir şeyler duyup görebilirsiniz.

İnsanları motive etmeye uğraşmadan önce işlerini mutlu olacakları şekilde düzenlemeliyiz. Ofis yerleşim planı, çalışanların hizmetine sunulacak eğlendirici araç/gereçler, mesai akışı vs ve diğer konularda yenilikçi çalışmalar var.

Çalışanlarımız için, yetenek farklılığına göre sınıflandırma yapıp onların  Görev tanımlamalarını netleştirmeli ve gelen  Feed back’ leri dikkatle değerlendirmelisiniz.
Bir kişiye bir iş vermektense birden fazla iş vermek iyidir. Yazılımcının yaptığı işin tanımlanması ve bu işin öneminin belirtilmesi onu motive/mutlu edecektir.

Adamın tepesinde dikilip işin bitip bitmediğini sormayın, bittiğinde duvara yaz deyin. Yaptığı iş hakkında gelen son kullanıcı görüşlerini kendine iletin bu onu mutlu edecektir.
Eğer dışarıdaki değişim içeride ki değişimden daha büyük ise işinizde bir sorun var demektir.

Bir yatırımcı sunumu nasıl yapılır?
Yatırımcı’ ya sunum yapmak burada bir ciddi bir iş olarak görüşüyor. Bir yatırımcı sunumunun olmazsa olmazları şunlar ;
1.       Ürünün Adı
2.       Problemin tanımlanması
3.       Problem ile ilgili bir takım istatistikler, piyasa değerleri sunularak problemin çözülmesinin önemi vurgulanır.
4.       Problemin çözümü için uygulanacak metottan bahsedilir.
5.       Problem ve Pazar tanımlandıktan sonra, bu iş değerlemeye çalışılır. Yani bu problem çözüldüğünde para kazanılacağı gösterilir. Ürünün hedef kitle ve pazarı gösterilmelidir.
6.       Farklı örnekler ile fikir yatırımcıya onaylatılmaya çalışılır.  Bu aşamada proposition (önerme) ve değerleme net ise yatırım gelebilir.
7.       İşin teknolojisinden bahsedilir ve başkaları tarafından kolaylıkla yapılamayacağı gösterilir. Teknolojinin işe nasıl bir değer kattığı iyi anlatılmalıdır. Geliştirilen teknoloji bahsedilen iş planları ile uyumlu olmalıdır.
8.       Gelir modelinden bahsedilir. Para nasıl kazanılacak -gerekir ise- rakamlar ile gösterilmelidir.
9.       İşin sektör konumlaması yapılır. Rakibimiz yok demek negatif bir etki oluşturabilir.
1Kuruculardan ve takımdan bahsedilir.
1  Var ise Danışman kadrosu ve önceki yatırımcılardan bahsedilir.
1  Sonunda ne kadarlık bir hisse için ne kadarlık bir yatırım istendiği söyleyip bu para ile ne yapılacağı ifade edilir

Sunumun tamamında rakamlardan kaçınıp, etkileyici görseller kullanılmalıdır.  Muhakkak kendinize ve işinize özgüveniniz olsun. Sorulara net cevaplar verin. Zaten yatırımcı arayışına çıkmadan önce bu sunumu kendi kendinize yapmalı ve en zor soruları da kendi kendinize sormalısınız. Eğer sorun yok ise “Yardır gitsin”…

Burada ayna karşısında günde yarım saat sunum çalışan insanlar var.

Sunumlar için öneri, bir şeye başlarken kesinlikle bir bahane ile başlamayın.
Mesela sunumun başında bu sunum için sadece 30 dk hazırlanabildik çok iyi bir sunum olmadı demeyin.

Siz (Girişimci) ne dersiniz onlar (Yatırımcı)  ne duyar? Bunu unutmayın..

Girişimci – yatırımcı buluşmalarını bir yetenek avı olarak düşünebilirsiniz.
Ortamda sadece girişimci/yatırımcı lar yok, bizim gibi sadece izleyenler olduğu gibi kendi projesi için coder arayanlar da var.

Sunum yaptığımız iş eğer yatırımcının daha önce bulunduğu bir sektörde ise ve yatırımcı bu işin kendi işine değer katacağını fark eder ise yatırım yapar. Amerika pazarlamayı ve gösterişi sever. Az cümle ile çok şey anlatan kısa sunumlar yapmalı. Silikon vadisinde `` goy goy `` satıyor.

Eğer Abd de iş yapmak istiyorsanız ilk işininiz bu işlerden anlayan bir business development bulmak olsun.

Yatırımcılar genelde risk sermayedarı olduğundan birçok işe yatırım yapıp bir kaçından iyi para kazanmayı umuyorlar.

Yatırımcının Soruları ve tavsiyelerine hazırlıklı olmalı
Öncelikli sorular para ile ilgili
·       Nasıl para kazanıyorsun?
·       Para kazanmadan birinin seni almasını mı istiyorsun?
·       İstediğin parayı ne yapacaksın? (Ne kadarı yazılımcı ne kadarı pazarlama vs. için)
·       Seyahat sektöründe yüzlerce firma var senin farkın ne? (Bir seyahat çözümü için.)
·       Birileri sana bunun iyi bir fikir olduğunu söyledi mi?
·       Şirketinde bu iş ile ilgili bir co-founder var mı?
·       Bir sürü uygulama var senin farkın ne? Nasıl kullanıcıları içeri alacaksın? Teknolojini açıkla. Bu soruya girişimci bu özel bir soru cevap veremem der ise. Yatırımcı buna karşılık. Ben sana para vereceğim. Yatırım yapmam için bana anlat der.
·       Yatırımcı şunu anlamaya çalışıyor. Şirketinin motoru çalıştırmak için geleceği seviye nedir? Yani siteme girecek kullanıcılar ya da yaptığı iş ile artık şirketinin masraflarını karşılayabileceği ve kendi kendine büyüyebileceği seviye soruluyor (Zaman ve yatırım miktarı)

Sonrasında ise yatırımcıdan bazı tavsiyeler dinleyebilirsiniz.

·       Kendine güveniyorsun, fokussun. Ama pazarda neredesin? Kendini nasıl farklılaştırıyorsun? Anlamadım?
·       Senin bir takımın var mı? Ekibin kimler?
·       Ne kadar para istediğinden emin ol
·       5 yıl içinde bana paramın 10 katını vereceğine beni ikna et.
·       Bu işe  ne kadar değerleme yaptın?
·       Biz çok para kazanmak ile motive olan insanlarız. Hiç para kazanmayacak isen yani para kazanma modelin yok ise ancak 1.000.000 kullanıcı isen bu bizi korkutuyor.
·       Patent korumalı diyorsun ancak benim paramı bu patent ile nasıl koruyacağını izah etmiyorsun daha fazla açıkla.
·       Bu iş çok riskli, kalabalık bir Pazar, Kendini nasıl farklılaştıracaksın ve bu platforma kullanıcıları nasıl alacaksın hala net değil. İş planın nedir? Çok para istiyorsun.


Yeni Projeler
İlk etapta sistemin çalışma derdi ile uğraşmayın sisteme çok kullanıcı gelmesi “istenen bir problem” dir. Bu problem zaten zaman içinde çözülüyor.

Projede çalışan ekibe hisse daha çok motivasyon açısından veriliyor.

Yeni projelerde genelde masrafın %60’ ı geliştirme yapan ekibe gidiyor. Ekibin masrafının azaltmanın en kolay yolu ise onlara hisse vermek. Burada en küçük bir startup bile ileride borsaya açılacakmış gibi kuruluyor.

Sisteminiz sunuculara ihtiyaç duyacaktır.  Bunun için önceden ölçekleme yapmalısınız. Ölçekleme için önce metrikleri belirlemek gerekli buna göre donanım yatırımı yapılmalı. Böylece iş büyüdüğünde zorlanmazsınız.

Silikon vadisinden bir ürünü görüp bunu Türkiye pazarı için de yapmak iyi bir fikir olabilir. Buradaki bir çok yenilikçi projeyi ve aldıkları yatırım miktarlarını gösteren web siteleri var. Onları takip edebilirsiniz. www.crunchbase.com

Yerel bir projeniz var ise orada kalın, ancak projeniz Global ise buraya gelmelisiniz.
Silikon vadisinde çalışılan insanlar çok kaliteli, kim ile iletişimde bulunursanız ondan bir şey kapıyorsunuz

İşinizi yaptığınız ölçüde mesai sorulmuyor.
İnsan sürekli aynı şey üzerine çalışmak istemiyor zaten bu performansı da düşürüyor.
Büyük şirketlerde ilk işe başlayanlara birkaç haftalık iş ve şirket kültürü ile ilgili eğitimler verilebiliyor.

Bazı büyük şirketler size bir kariyer yol haritası çiziyor. Eğer başarılı olursanız 10 yıl sonra nerede olacağınızı biliyorsunuz.

Teknoloji Şirketlerin de genelde kod yazan ekip küçüktür. Eğer ekip kod’ un önemli bir bölümünü yazmış ise onlarda mesai kavramı da yoktur.

Yaptığınız işler Data driven ve number oriented olmalı. Yani 1. Gün download edip 30. Gün download edenlerin %20 si kalmıyor ise uygulamayı App Store’ dan silin o proje ile uğraşmayın
CPI<LTV kuralı değişmez. Cost Per Install < Life Time Value (Sonuçta adamdan kazanılan para)

Abd’ de herkes kendi işini yapıyor.

İlk müşteriniz en büyük müşteriniz olur ise yaptığınız iş doğrudur.
Burada Matematik hayatın içinde….
Silikon vadisinde iş yapmak için buranın mühendislerini kullanmak lazım
Silikon vadisi duygusuz insanlar için burada herkes işini yapıyor. Bu sizin işinize odaklanmanıza yardımcı oluyor.
Silikon Vadisi’nde para kolay kazanıldığı için risk sermayesi de fazla.
Burada Toplantıya geç kalınmaz burada toplantıya geç kalmak adama küfretmek gibidir.
Burada her şeyin saat ücreti var. Yılda en az 100 toplantı yapan insanların yaşadığı bir yer burası
Silikon vadisinde bir mühendisin maliyeti Türkiye’ nin 5 katı ancak kalitesi de 40 katı. Çoğu zaman Türkiye’ deki iyi bir üniversiteden mezun 2 mühendisin çıkarttığı iş Amerika lı bir mühendisten daha kötü olabiliyor

Bu ülkede reklam ve hava satıyor. Yani insanları yapacağın işe inandırabilirsen iyi para var. Start-up firmayı VC (Venture Capital) yada Avukat satar, kurucu satmaz. Exit yapıp firmayı satan parayı sisteme geri verir. Burada 1M$ para değil. 1M$ yatırım alıyorsun onu da 6 mühendise /yıllık veriyorsun zaten para 1 yılda bitiyor. Sonra tekrar yatırımcı arıyorsun.

Girişimciler Ürün vizyonunu, Ekibi, fikri, kullanıcı sayısını, uygulama biçimini, geliri gösterip yatırım arıyor. Her seride yani her yatırımcı arayışında şirketin %20 si gidebilir. Yatırımcı karşısında başarılı olmak zorundasın yoksa adam seni atar. Bazı durumlarda Investor’ u yani yatırımcıyı aslında şirketine Advisor – Danışman olarakda alıyorsun.
Yatırımcı ve danışmanlardan 1 saatlik görüşmede alınan bilgi hepsinden daha değerli. Sokakta onlarca Nobel ödüllü insanın dolaştığı, gittiğiniz kafeterya da 3-5 tane 10-100 M$ lık yatırımcının olduğu bir yerden bahsediyoruz.

Burada ki bir iş için eğer şirketinize Amerika’ lı bir Co-founder bulursanız çok daha iyi olur. Ancak şart değil.

Türkiye’ de insanların hobisi yok. Rahat değiller. Geçim derdindeler. Burası başka.
Buraya geldiğinde her şeyin iyi olsa bile o zamanda kendini iyi satmayı öğrenmelisin. Bu tam bize göre olabilir. (pazarcı modu :))

Öyle danışmanlar var ki şirketine girsin diye adama üste para verebilirsin. Sende diğer yatırımcılar ile görüşe görüşe kendini ve sunumunu geliştiriyorsun.  Her tanıştığın kişiden 2 adet yeni tanışacak adam bulup network’ ünü genişletiyorsun. Yatırımcılar önce ilgileniyor, sonra beğeniyor en son yatırım yapıyor.

Şirkete aldığın Advisor’ lerin hepsi şirkete bir değer katıyor. Bir advisor girerken bakıyor. Diğer advisor’ leri de görünce ben bu işte olmalıyım diyebiliyor.

Vadiye parasız olarak gelince o çaresizlik psikolojisi ile ve kendini kanıtlamak için kurtuluş savaşı veriyorsun ve başarıyorsun.

Burada               “Hiç paran olmaz ise 6 ay, paran var ise 3 ay idare edebiliyorsun”

Convertible Security :  Şirkertin değeri belli olmadığında kullanılan enstrüman
Önce parayı küçük yatırımcı veriyor ancak paranın şirket hissesi karşılığında bir oranı yok. Büyük yatırımcı para verip şu kadar pay deyince ona göre ilk paranın oranı belli oluyor.
Private şirket (halka arz edilmemiş şirketten) çıkış yok.

Abd de avukatlar çok güçlü burada avukatın saati 1200_$ Avukat ile 15 dakika görüşüyorsun arkadan 300_$ lık fatura geliyor.

Silikon vadisine para için değil, başarılı olmak, güzel şeyler yapmak için gelirseniz zaten parayı kazanırsınız.

Abd de insanlar çok agresif, net ve çalışkan

Yeni insanlar ile tanışıp fikrinizi paylaştıkça fikriniz güzelleşiyor.

Sahip olana kadar Sahipmiş gibi yap (Amerikan deyimi) – Orijinali “Fake it till you have it”.  – Herkes yalan söylüyor :)

Türk insanı günde 3 saatten fazla çalışmıyor.

Türkiye’ den buraya ürünlerinizi getirmek istiyorsanız önce buranın adamı olmanız lazım. Onlar gibi düşünmeli onlar gibi e-posta göndermeli ve konuşmalısınız.

Burada yaptığın işin parasını muhakkak alırsız. Alamasanda Collection Agency o işi hallediyor.

Burada kötü insan yok mu? Var. Hatta kötünün daha kötüsü var.

Diğer şehirlerde yaşayan Amerikalıların buradan haberi yok.

Şirket satın almaları bazen ürüne değil ekibe yönelik yapılabiliyor. Yani şirketin ürettiği ürün satın alan şirket tarafından kullanılmayabiliyor.

Wallmart’ da 2 Tam pizza ile doyan takımlar oluşturuyorlar, yani 6-10 kişi arasında. Adına da bu sebeple Pizza Team demişler.

Crunchbase.com sitesinden kim ne kadar yatırım aldı görebiliyorsunuz.
IPO ya çıkmak borsaya açılmak demektir.

Bir ürünün ne kadar iyi olduğu ne kadar yatırım aldığından belli olur.

Bu siteye üye olup ABD li yatırımcıların neye para yatırım yaptığını görüp size o işi ülkenizde yapabilirsiniz.

Toplantılarda teknoloji dedikodusu yaparak vakit öldürmemek gerekiyor.
Silikon vadisi kültüründe fikrini patronuna karşı savunup ona rahatlıkla yanlış yapıyorsun diyebilirsin.

Burada Work with var, insanlar lafınızı kesmeden sizi dinleyebiliyorlar. İşini zamanında yap da bunu istersen evinde yap anlayışı var. Burada ki firmalar yüksek teknoloji ile çalışıyorlar. İyi insanları işe almazlar ise ve onları rahat ettirmezler ise batacaklarının farkındalar. Ancak Türkiye’ de bu adamı işten atsam sırada bekleyen 1000 kişi var yaklaşımı var. Büyük şirketlerin için de start up gibi çalışan birimler var. Böylece kendi argelerini yapabiliyorlar.

Amerika’ da ürüne dönüşmemiş bir araştırmanın hiçbir değeri yoktur. Kağıt üzerinde yapılmış ve öylece de kalmış araştırmalar değersizdir.

Apple’ ı iyi bir teknoloji şirketi gibi düşünmeyin sadece iyi bir iş geliştirme yapan şirket gibi düşünün.

BIGDATA
Dünyada üretilen datanın %90 ı geçen sene üretilen data, her yıl geçen sene üretilen datanın 10 katı data üretiliyor ve yorumlanması gereken data daha da büyüyor. Big data nın yorumlanması için gereken programlar yavaş yavaş bulut çözümlerine geçecek. Big data konusunda çalışacak 4.4 Milyon mühendise ihtiyaç var. Bu aranan yazılımcı sayısından da fazla.

Yazılım Commodity haline geliyor. Yani hiç kimse artık bilgisayar da yazı yazmak için Word programının yeniden yazmaya kalkmıyor. Hazırı kullanıyor. Birçok yazılımda Bulut a taşınarak bu hale gelecek. Bu sebeple artık yazılımcı sayısı azalıp buna karşılık o yazılım’ ın ürettiği datayı analiz eden mühendis sayısı artacak.

Çoğu girişimci iyi yatırım almalarına rağmen hala kendilerini başarılı bir proje gibi göremeyeceklerini söylüyor. Exit yaptıklarında kendilerini başarılı kabul edecekler.
Ürün her zaman gelişmeye devam edecektir. Ürün üzerinden para kazanmaya karar verdiğinizde bunun kullanıcılarınız için kabul edilebilir bir seviye olması gerekir.  Yani kullanıcılara ücretsiz verdiğiniz bir hizmeti para kazanmak için ücretliye çevirdiğinizde kullanıcılar sistemden kaçmamalı

Bazı işleri reddederek ve işi daraltarak hızlı ilerledik. (Bill Gates’ de benzer şeyler söylüyor.)

Elemanların yaptığı işi nasıl ölçüyorsunuz? Günün sonunda hepimiz bu şirket başarılı olsun diye uğraşıyoruz (motivasyon) patron beni bunu yapmama rağmen ölçmeye çalışsa bu ters teper silikon vadisinde

Takım şeffaf olur ise o zaman kontrole de gerek yok. Çünkü başarısız elemanı zaten takım dışlıyor. Herkes işin başarılı olmasına motive olmuş durumda. Belli bir şeye fokus olmak için diğer şeylere kulak tıkamak gerekli. (Bu yazılım geliştirme araçlarını sürekli yenileri ile değiştirmek ile ilgili idi)

Eğer işiniz yaşamda kalma mücadelesi şeklinde ise bu doğru değil
Türkiye’ de ciddi para kazanma baskısı var.

Aynı anda iki parametreyi değiştirirsen hangisinin etkili/etkisiz olduğunu bulamasın
Windows (Microsoft) bir gün intihar projelerinden birinde başarılı olacak!

Binanın dışında ki bir kamera bir kutuya odaklanıyor. O kutuda ki titreşimlerden orada ne konuşuluyor anlayabiliyorsunuz.  Bu bir güvenlik projesi ve göremediğiniz kişileri dinlemek için kullanılıyor.

Üniversite de Yrd. Doç. Dr seviyesinde biri, ISR (Information System Resource),MISQ gibi bilimsel dergilerde (Journal) 6 sene de 6 makale yazar ise üniversitede kalabiliyor. Profesör olduğunda ancak işi garanti olabilir.

Amerika da aracınız elektrikli ise Car Pool Lane yi kullanabilir. (Yani içinde 1 den fazla kişi olan araçların kullanabildiği sol şerit)

Amerikan Ordusu her zaman piyasanın 20 yıl ötesindedir.

Burada 1000 adet startup dan 2 tanesi Success’ dir. Geçen yıl 25 kadar şirket IPO yapmış (Borsaya açılmış) Amerika da bir insanın kendini mutlu hissetmesi için yıllık 2 M$ gelire sahip olması gerekli. İnsanlar bu rakamın üzerinde kazandıklarında pek de aradaki farkı hissetmiyorlar.

Bir arkadaş gelmiş silicon vadisine Panik vaziyette : “ne yapsam ne etsem, nereden yatırım alsam” , diye düşünüp duruyor.

Cevap : Stres yapma para kazanacak ve milyoner olacaksın. Ama sadece bu acılı  mı? Acısız mı olacak onu düşün.

Konu üzerine herkesten fazla odaklanarak, diğer tüm rakiplerinizden (Daha fazla bilgi ve tecrübesi olanlardan bile) fazla para kazanabilirsiniz.

Türk insanı %30 performans ile çalışıyor.  Abd’ de yıllık ülke çalışma saaati ortalaması  1900 saat tir. Burada herkes çok iyi takım çalışması yapıyor. 3 adet iyi adam bir araya gelince 10 adamlık iş çıkarıyor.

“Cevabını Google’ da bulabileceğiniz soruları insanlara sormayın”

Stanford kampüsünde gezerken hemen hemen tüm öğrencilerin önünde Apple bilgisayar vardı. Hiç birinin ekranında Facebook ya da benzer uygulamalar açık değildi. Herkes bir şeyler araştırmak ya da geliştirmek ile meşgul idi. Üniversite içinde ki rahat kafeterya ortamları ve oturma salonları hep bu şekilde idi. Üniversiteye giriş ve çıkışta herhangi bir güvenlik kontrolünden de geçmedik. Sadece bizimle beraber olan bir öğretim görevlisi bize yol gösterdi.

Amerika’ nın yada Silikon vadisinin olumsuzlukları da var elbette ancak “Bahçede ki  iyi şeylere bakmalı” diyerek yazımı bitiriyorum. Umarım faydalı bir yazı olmuştur.